Kolera; Esen Güler Özyavuz'un üçüncü solo albümü olan "Orda Olmak" ile Ekim ayının sonuna doğru raflardaki yerini aldı. Uzun süre duyurulması beklenen
albüm; çıkışından yaklaşık bir hafta önce yayınlanan kapağıyla çok konuşuldu, çıkışının ardından ise İnziva ve Karantina Embriyo
albümleriyle sıkı bir kıyasa tabi tutuldu. Bütün yazılanların ve söylenenlerin uzağında; hep birlikte albümü bir kere daha
baştan sona dinlemeye karar verdik.
Korkusuz
Kolera albüme bu şarkıyla başlıyor, vokalinde yer yer melodik tavır ısrarı ya da vokalini tize çıkarması ona her zaman, her beatte yakışmıyor
ancak altyapı güzel ve nakarat bir şekilde akılda kalıyor. Şarkının introsuna nazaran geri kalanında aksak bir ritm içinde
seri giren hihat'lerin bütün şarkı boyunca devam
etmesi kolera'nın ağır ve yer yer rapten çıkan flowuna zaman zaman sıkıcı bir tezat olarak kulağa çarpıyor. Şarkının ikinci bölümünde silahsız kuvvet hayranları için bir de sürprizi var. albümün ilk
şarkısı olmayı hak edecek, sakin bir havada ilerleyen şarkı; sonuna doğru "gergin bekleyiş"i gayet güzel yansıtıyor.
Cendere
Hoş bir piyanonun üstüne nostaljik bir wah'lı gitar. Geçtiğimiz günlerde çekilen klip de kuvvetmira'nın son kliplerinden
başarılı ama, şarkıya katma değer katan bir klip değil, olmasa da olurmuş denilecek türden. Altyapı Kolera'nın sesine göre biraz pes kalıyor.
Zira yoğun emek harcanmış ve uzun süre beklenmiş bir albümün en göz önünde olacak parçalarından biri için cılız kalabilecek
bir beat olduğu kanaatindeyim. Bu beatin üzerinde biraz daha çalışıp Sagopa'nın albümünde kullanmaları daha isabetli
olabilirdi, Kolera da yazdığı "uzunluğunu merak ettiğim o yollar gittiğim kadarmış meğer." gibi güzel sözlerini de
daha vurucu bir şarkıda kullanabilirdi böylece. Ancak her hal-ü kârda bu şarkı verebildiği duyguyla ve klibin de
etkisiyle hayranlarının gözünde albümün en hit parçası.
Güvercin Göçü
Kolera bu şarkıdaki stiliyle Karantina Embriyo albümünden hatırladığımız Kolera'yı anımsatıyor. Nakarat oldukça başarılı.
Anlatım da; güvercinin bedenden çıkan, geldiği yere göç eden ruhu temsil ettiği mitolojik literatüre
kalabalıklar içinde yalnızlaşan insanın oldukça güzel bir yaklaşımı. Rahatlıkla albümü bir kenara koyduktan sonra da tekrar dinlenebilecek, huzur veren bir şarkı. Albümün en çok dikkat çekenlerinden biri; zira Sage Francis'in bile ilgisine mazhar olabilmiş.
Yine de Çok Cesur
İkimizi Anlatan Bir Şey albümünden bu yana olgunlaşan ikilinin; deneysel trip-hop/downtempo bir altyapı üzerine yaptıkları
"fani" rapin ardından; daha bir eski okul tadındaki düetleri "yine de çok cesur". Beat boyunca fona eşlik eden beatbox;
DJ Mic Check'in alıştığımız bir tercihi değil. Bütün bunları intro için
bir scratch ile taçlandırması da resmi tamamlıyor. İkilinin her ikisi de; şarkıya düşük vitesle giriyor, ilk verse sonuna doğru
Sagopa şarkıyı canlı tutacak performansı göstermeye başlıyor ve şarkı sonuna dek ikisi de bu ivmeyi koruyor.
Kuvvetmira'nın 2012'de kurduğu yeni stüdyosununda alınan bu kayıtta Sagopa Kajmer kendi sesini beğenmediğini daha sonra
twitter'dan yazmıştı; ancak bu şarkıya oldukça yakışan, özgüvenli ve olgun bir hava vermiş sesindeki fark şahsi kanaatimce.
Bir halk müziği ezgisi tadındaki nakarat da oldukça hoş ve orijinal.
Bir Sürgün Yeri
Sample'ın beat ile uyumu bu parçada oldukça başarılı. Cendere ve altyapısı için yapabileceğim bütün eleştirilerin aksini
bir sürgün yeri'ni övmek adına dile getirebilirim. "Orda Olmak" konseptine uygun bir iş çıkarmış Kolera bu parçayla. Dinleyiciyi
rahatsız etmeyecek, tatlı bir parça.
Rüsvay
Kolera'nın maharetlerini sergilediği bir parça; sesindeki tizliklerin, yer yer kullandığı melodik vokalin gayet yakıştığı
(son nakarattan önceki; "daha fazlası" hariç) rüsvay; oldukça tuhaf; sözleri ve mânâsı ilk dinleyişimde bana pek
bir şey ifade etmemiş, değişik bir parça. Yine de rahatlıkla söyleyebilirim ki, Kolera'nın piyasada tutunmaya çalışan
özenti kadın mc'lerin oldukları gibi görünmeyen ve onlara hiç yakışmayan erkeksi raplerinin, asarım-keserim tavırlarının
uzağında, kendi iç dünyasını rap adına başarıyla yansıtabilen çok az kadın mc'den biri olduğunun ispatı.
Doğru ve Eğri
Mic Check'in Pesimist E.P serisinin ardından bıraktığı; özenli mixlenmiş scratchler
ve cutlar; artık yerini canlı kaydettiği "gelişine" adını verdiği performanslara bıraktı.
Bu parçanın da girişinde ve nakaratının ardında bir gelişine scratch var ve gayet tadında, güzel. Özenle hazırlanmış
altyapı gayet zengin. Beat sürekli aynı kanalların loop'u şeklinde ilerlemiyor
ilk verse ikinci verse'e karbon kopya geçirilmemiş. Nakarattaki piyano ile ikinci verse sonundaki piyano dahi farklı.
Gerilim, Macera ve Suç
Albümden önce yayınlanmış olması bu parça adına bir talihsizlik, belki de öne çıkmasına; yıllanmasına fırsat veren
bir sebep. Ancak Sagopa ve Kolera; bunu hep yapıyor. albümlerinin güzel parçaları albüm çıkmadan dinleyiciye ulaşıyor ve beklentileri oldukça yükseltiyor. Lirikler belki de albümün en özenli; en güzel sözleri. Arap müziğinden ya da arabesk bir parçadan alınmış sample
başarıyla kullanılmış, snare belki daha wet bir reverb ile beate yedirilebilirdi, bilemiyorum belki de bu kuru ve sert
hali daha uygundur. Özellikle nakaratta şarkıdaki ruhun özü hissediliyor, kendini izah edebilen, özgün bir parça ve bu açıdan oldukça başarılı. "Durur tren"... ile başlayan
bölümde
arkadan gelen "hop hop hop" backvokali; Kolera'nın bu albümünde pek rastlamadığımız, eski şarkılarında sık görülen;
muzip olduğu kadar tuhaf backvokalleri anımsatıyor, derin ve hisli bir anlatımın olduğu bir yerde bu "hop hop"
yersiz olmuş gibi. "Beni anlatsan da sussan da aynı 'bilinmezlik'; açsam da kendimi saklasam da aynı 'görünmez'lik..."
derken Kör Cerrah'taki "Bilinmezlik" ve bu albümdeki peşisıra track "Görünmez"'e atıf yapma ihtimalini düşünmek keyif verici.
Görünmez
Albümün en başarılı parçalarından biri olan "görünmez", Kolera'nın rapini doyasıya koşturduğu ve kaydından da zevk aldığını
hissettiren bir vokale sahip. Samimi, içten sözler gayet güzel kotarılmış nakaratta da bizi yalnız bırakmıyor. Albümde
farklı beklentilere hitap ederek öne çıkabilecek farklı parçalardan biri "görünmez".
Çocukken MC
Albüm yayınlanmadan önce Mic Check, Kolera'nın albüm için sabırsızlandığını ve bu yüzden henüz tamamlanmamış, ya da
demo halindeyken terkedilmiş bazı beatleri albümünde kullandığını söylemişti. Çocukken MC bunlardan biri mi, bilmiyorum; ancak
özellikle ilk kısımda yaptığı rap çok başarılı ve flex çabası diğer tüm parçalarına nazaran oldukça dikişi tutturmuş; diksiyonu gayet düzgün. Yalnız bütün şarkı boyunca geçmişini ve çocukken mc olduğunu anlatmıyor; zira şarkının ismine açıklığı şarkının
sonuna doğru getiriyor ve bunun artık kabak tadı vermiş, uzadıkça uzayan bir çekişmenin son ürünü olduğunu açıkça dile
getiriyor. Vokalin kararsız ve pürüzlü olmaması da, Kolera'nın bazı şarkılarında dinleyiciyi rahatsız edebilen bir sorunu burada karşımıza çıkarmıyor.
Herkes Masum Kim Suçlu
Saydam Odalar'daki "Bir Tek Yol Var" başarısının ardından Mic Check'in chopping ile daha güzel beatler de çıkarabileceği
ortadaydı. Herkes Masum Kim Suçlu, Kolera'nın Mic Check'in beatini güzel doldurduğu bir şarkı olmuş. Nakaratı akılda kalıcı. Özellikle ilk kısmındaki "Bazen kötüsün, olmuştur kalpleri kırdığın Bir senin inandığın haklılık. En haksıza bakınca iyisin, yine iyisin." kısmı bir iki kez daha tekrar etseydi, sesin tiz kısma çıktığı yer olmadan belki daha güzel olabilirdi şarkı. Bu şarkıda üzerinde durulacak; kötüye yorulacak bir şey bulmak pek mümkün değil. Ancak Kolera'nın diskografisine altın harflerle kazınmasına da vesile olacak pek bir alamet-i fârikası da yok gibi.
Dert Küpü
Kolera sesine en uygun stillerden birini yakalamış. Sözler Kolera'nın ortalamasına nazaran pek dikkate değer değil
ancak beate uyum sağlayan Kolera duygu aktarımında oldukça başarılı: serzenişler, sorgularla ve
okunan lanetlerle... Nakarat albümdeki melodik nakaratlara göre pek başarılı sayılabilir. Kimi detoneler hoş görülebilir. Tek handikapı; kolay alışılan, akıldan çıkmayan ve dile dolanan nakaratın insana karamsarlık aşılaması
olduğunu söyleyebilirim. Albümün hitleri arasında rahatlıkla sayılabilir. İlk dinleyişte favorilerimde üst sıralarda olan bu şarkı yerini zamanla Güvercin Göçü'ne bıraktı.
Kim Buna Dayanır
Istakoz ile aynı gün yayınlanan Kim Buna Dayanır, Mic Check'in ifadesine göre; Sagopa Kajmer'in sevdiği minimal müzik anlayışına uygun bir altyapıda. Ancak beatin gerek
tınısı, gerek ritmi, Kolera'nın vokalini uzun süre dinlemeyi rahatsız edici boyuta
taşıyor; özellikle bir öncekli parçadaki müzikle birlikte kulağımızı dolduran Kolera
burada müziğin ve drumkitin üstüne çıkmak için yarışan; çığıran bir panik vokale sahip
oluyor. Nakarattaki yoğun popüler hafif batı müziği etkisi; pek parlak bir nakarat
olmadığı için sonuca bir artı değer katmıyor.
Kör Sultan
Altyapı ve üstyapı olarak ortalama; vasat bir şarkı. Albümdeki diğer bütün parçaların aksine; soyutlamalardan uzak,
toplumsal mesajların da olduğu ve açıkça verildiği, ve bu yüzden ilgi görebilecek bir çalışma Kör Sultan.
Ancak albümün yapım sürecinde; terör olaylarını gündeme getirerek "benim de bu konuda söyleyeceklerim var; son kaydettiğim
şarkımda" diyen Kolera'nın "kindar" sözleri ekseri dinleyicinin gazını alacak olsa da; bünyemde bir "ne umduk ne bulduk"
etkisi yaratmadı değil, ayrıca göstere göstere gelmiş bu tavrın samimiyeti ve "kör sultan"ın kimliği de sorgulamaya açık.
Sessizce İçimden
Kolera bu parçada adeta; "Taş Dibe Düşmez"'deki Kolera'nın geçen yıllarla değişmiş ve kendini geliştirmiş bir büyüğü gibi. Sesini iyi kullanarak rapinin sonuna doğru girdiği agresif tavır ve flow başarılı. Eğer beat beğeninizi kazanabilirse,
sizin için akılda kalıcı ve albümde öne çıkacak bir şarkı olabilir; ancak nakaratının pek yakışık almadığını düşündüğüm ve
yeni bir tat, yeni bir heyecan taşımadığını düşündüğüm bu parça benim için sıradanlardan biri.
Akıllım
Dert Küpü'nden sonraki parçalar albümü tamamlamak için eklenivermiş izlenimini uyandırmaya devam ediyor ilk dinleyişimde.
(biri zaten albümden önce yayınlanmış parçalardandı) Bu parçanın kaliteli bass'ları ve kalburüstü bir sistemde gelen gümbür gümbür sound'u Mic Check için bence "yetmez ama evet"
seviyesinde, bu tarzda pek üretmese de; istediğinde üretebileceği aşikar. Ama kullandığı clap'ler ve bass beatin "Bu Şarkıyı Zevk İçin Yaptık" beatinin hemen ardından yaptığı; hayal dünyasında batının synthesizer
sesleriyle, anadolu düğünlerini bir arada yaşatan nağmelerin sentezlendiği ilginç bir hava estiği izlenimini uyandırıyor. Sözler de hayranlara övgülerle ve hasetlere
yergilerle, üzerinde fazla durulmadan yazılabilecek atıştırmalık lirikler. İki verse girişinde de kullandığı aceleci flowun
ikinci verse'de daha başarılı olduğunu söyleyebilirim.
Albüm daha önceki Kuvvetmira albümlerinin kartonet kapaklı sunumundan daha başarılı bir malzemeyle ve şarkı sözlerini de
albümü de üzerinde taşıyan bir kapakla geliyor; kapak her ne kadar yoğun eleştiriye maruz kalsa da şahsi kanaatimce
kapak görseli ve iç tasarım Kolera'ya yakışan, özgün bir sunum olmuş. Kolera, Türkçe sözlü rap müziğin en güçlü kadın kalemi; ancak elindeki imkanlara göre sundukları daha özenli işler olmayı hak ediyor. Kullandığı vokali ve stilini geliştirerek bir müzisyen hassasiyetinde ölçüp tartması; onun daha olgun işlere imza atacağı ve dünyada bir marka olacağı çalışmalara imza atmasına fırsat tanıyabilir. Stilini ister ağırdan alsın, ister hız peşinde koşsun; vokalini daha berrak ve kulak yormayan; altyapıya uygun, detonelerden kaçınan şekilde geliştirebilir. Camiada hatrı sayılır bir avuç kadın rapçiden biri olması Kolera'yı rehavete itiyor olabilir; ancak aynı evi paylaştıkları Sagopa Kajmer gerçeği ve geriden yetişen azimli genç neslin varlığının da bu tatlı rekabetin ileride daha kaliteli albümlere hırs kaynağı olabileceğini düşünebiliriz.
YO Notu:7/10

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder