22 Aralık 2012 Cumartesi

Ethnique Punch - Sarhoş Baykuş (Albüm)


Doğudan topladığı sampleları batının synthleri ile harman edip vokaline saran Ethnique Punch, Avantür(2010) albümünün arından ikinci solo albümü Sarhoş Baykuş'u 2012'nin son günlerinde servis etti. Kelimenin tam anlamıyla "gümbür gümbür" gelen bu "gürültülü" soundun prodüktörü de bizzat kendisi. Albümde kendi emeğinin haricinde bir remix ve birkaç ilginç düet bulunuyor.

Jön Manevra ile giriştiğimiz albümde ilk durağımız doğunun davullarının yanında itinayla seçilmiş sözcükleri ve kendine has nostaljisi oluyor. Intro kablinden giren bu başarılı takdimin başarısı albüme dair beklentileri yükseltiyor, kaldı ki albümden bağımsız olarak da başarılı bir çalışma. Feluda'nın Zemenni'de gürültü kulağımı tam rahatsız etmeye başlamışken Ethnique Punch'un dizdiği davullara göre şekillendirdiği flowunun kimi zaman kaba saba, tek düze giden bir vokal şeklinde karşımıza çıktığını görüp; başımızı çevirmeden bu kısa menzili de koşar adım geçiyoruz. Punch'un nakarat konusunda iyi işler çıkarabileceğine artık güvenim tam. Akrab-ül'lâ Markaj'ı yayınladığı lansman klibinden anımsadığım tablo Hilal-i Ahmer'ci dimağımca pek iç açıcı bulunmadığı için; sarmalı klibin şarkısını da yer yer ileri sararak dinliyorum. Beatte kullanılan Arabi yaylı sample'a eşlik eden vokal de bölgenin şartlarına uyum sağlayan bir ağızla kafiye örgüsünü kurdukça, keyifli sözler kulağımıza çarpıyor.

Ethnique Punch'un bugün piyasada revaçta olan isimlerin birçoğundan ayrılan; öne çıkan özelliğinin bir kalıba; uyak şemasına uyma çabasıyla görevini ifa eden maaşlı bir mc olmadığını hissetmek Türkçe sözlü rap müziğe dair umutlarımı diri tutmaya destek veriyor. Her satırın sonundaki kafiyelerini ölçüp biçen; ya da "double rhyme" denilen bir kavramı öğrendiği güne lanet ettiren yapmacık işler değil dinlediğimiz parçalar; sanatçının kendi de dinlemekten zevk alacağı trackler hepsi muhtemelen.

Belki de bu şahsiliğinden gelen özgünlüğü yüzünden rapi bir ilkgençlik hevesi olarak tadan ve önümüzdeki bahara kulağında hiphop zerresi kalmayacaklar Punch'ı ve yaptığı müziği bir marjinallik arayışı olarak görebilir.


Mehtaab, tatlı beatiyle ve sakin olduğu kadar heyecanlı stiliyle başlı başına bir ruh esintisi olarak yelpazenin her kanadındaki rap dinleyicisinin baştan sona dinleyebileceği bir çalışma olarak kefeyi aşağı çekiyor, yani günümüz diliyle "hit" oluyor bir nebze. Hasip Aksu'nun nakaratıyla süslenmiş MMKG; yaklaşık bir dakika boyunca rapini bizden esirgeyerek ufukta beliriyor. Tütün Kâıt ve Mısırlı'ya gelmişken sıra rap verse'ünün arkasında süregelen başıbozuk synthler ve envai sample "yer yer" güzel bir tat bırakırken; "her yer"i kapladığında can sıkıcı olabiliyor.

Skitler sarhoş bir baykuş için ideal olabilecekken; ayık birini sıkacak türden. Ramallah Underground'dan gelen düet de vasat bir parçayı dinlenebilir kılacak hoş bir getiri. Darb-u Mesel de albümdeki prodüksiyonun doruk noktasına çıktığı kaliteli çalışmalardan biri olarak tekrar dinlenecek parçalardan biri olarak listemde kalmayı ilk dinlemede başarıyor. Beğenilen şarkıları zamanla hatırlayıp dinlemek keyifli ama az önce de ifade ettiğim gibi bu sound bir albümü boylu boyunca dinlemek için oldukça kirli.

Şaraba Hasret Öleyim de zilleriyle verdiği temponun üstüne abstract projeksiyonlarını hızlı hızlı yapıştırıveriyor. Arada kulağıma takılan "deh, Küheylan!" bu şarkının 10 yıl önce yapılan bir ilkeli sayılabilecek "İfrite Tamim" ile bunu kıyaslatıyor. Kül'e vardığımızda bu çöl seyahatinden artık sıkılmaya başladığımızı hissettiriyor bütün yol boyunca sık sık rastlaştığımız küller, faraş ve hurafeler.

Albüm sıkı rap dinleyicilerini pek cezbetmeyecek olsa da, değişiklik arayanlara birebir. Hiphoptan uzaklaşılan beatler ve es geçilen rap vokallerle şekillenen her bir özgün müzik arayışındaki track albümü baştan sona kulaklık müziği olarak hazmetmek isteyenlere bir sıkıntı verecek düzeyde, albümü şişirilmiş gösteriyor. Konsept arayışı, kapak tasarımı ve indirilen albümle gelen şarkı sözleri gerçekten hoş.

Ethnique Punch'un abstract manzaralarının ve özgün müziğinin yer yer hiphop ritmleriyle bir araya geldiği albümünü ilk kez dinlediğim bu kısa yolculuğun özeti bu şekilde. Müptezelliğe övgülerinin, yer yer kararsız vokalinin, kimi zaman gürültüsünden rahatsız olduğum beatlerin haricinde bu albüm gerçekten başarılı. Bugün Mos Def; Selda Bağcan sample'ı peşinde koşuyorsa, stadyum konserleriyle bugün halen anılan ve en çok satan Türkçe Rap albümlerinin başında gelen Cartel projesi'nin başarısında yöreselden ulusala, ulusaldan evrensele atlayan müzik kültürü yatıyorsa ortadoğu ve asya ummanından da prodüktörlerimizin çekmesi gereken çok su var olsa gerek. Oldschool'u hiç yaşamamış; nesillere ilham veren Dr.Dre'yi çıkarmamış, Crunk'u ve mucidi Lil Jon'u büyütmemiş bu topraklar; onların müziklerinin taklitlerini taklit etmekten öteye  gitmeyen prodüktörleriyle adını ne kadar duyurabilir?

YO Notu: 7,1/10
Albüm İndirmek İçin
Ethnique Punch, Facebook

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder