Ados Combo Mekanize.
Dünyadaki rolünü; Adem Oslu'yu özetleyip bize sunduğu ve çoğumuzun kabul edip, seslendirdiği bir şekilde: Ados.
Ados Türkçe rapin en güzel günlerinin yaşandığı, Saian'ların Patron'ların, Da Poet'lerin albümlerini bir bir portallara sıraladığı o güzel günlerden bize yadigar kalan bir kaç isimden birisi. O isimler bir elin beş parmağı kadarsa eğer, Ados o elin baş parmağıdır bana göre.
Ados denince aklıma iki şarkı düşer: birincisi No.1 ile olan husumetindeki mermisi; Gözüm Döndü. İkincisi ise Ekimoz albümünün Outro'su olan, Şehrin Kartalı. Ados öfkeli vokali ve sade ama sade olduğu kadar da çarpıcı sözleri ve ardı ardına sıraladığı sağlı sollu flowlarıyla haklı bir saygı kazandı piyasamızda. En basitinden Şehrin Kartalı Outro'yu klasik bir battle şarkısından çıkartıp krallığını ilan ettiği bir manifestoya çevirdi. "Yeah, bu şehrin kartalı benim.benim lan, Allahsızlar!" diye bağırdığı kısmı ne zaman dinlesem bir şeyleri parçalayasım gelir.
Fakat Katarsis'te, özellikle de Öz Kızım adlı şarkısında bu öfke sevgisinin biraz abartıldığını gördüm Ados tarafından. Ancak Ados gaz odasından çıkıp, Çernobil, Matador gibi rapçilerin yarattığı anlamsız "underground farklıları" dünyasından kendini kurtarıp gerçek hip hop soundlarıyla ve tam bir underground havasında kattı kendini piyasaya.
Bu yazımda da Ados un en beğendiğim ikinci albümü olan, Eskiz'i baştan dinleyip, herhangi bir otoriter tavır takınmadan rahatça incelemeye çalışacağım.
"Çay ve sigara birden muhabbeti harladı, o anlatırken dinledim sessizce hiç karışmadım."
Intro: Ados'un yetişkin bir insanın vücudunu oluşturan temel maddeleri ardı ardına, esrarengiz bir ses tonuyla sıraladığı değişik bir giriş parçası olmuş. Ne yalan söyleyeyim böyle bir intro da ancak Ados gibi bir rapçiye yaraşırdı. Ados'u hep animeci, fenci olarak bildik. Efendi ama, ensesine vurup lokmasını almaya çalıştığınız anda pençelerini boynunuza geçiren bir kartal ruhuna da sahip. Yaratıcı bir açılış.
Gülümse: Çoğu kişiye Ados'u tanıtan şarkıdır belki Gülümse. Ados kendi dünya anlayışıyla dünyadaki küçük mutluluklarla tebessüm etmenin yapmacıklığından bahsetmiş bu şarkıda bana göre. "Gülümse, çünkü başka hiç bir bokun yok. Paradan umduğun medet zaten seni hiç bulmuyor." Şu iki söz, ülkemizde dokunmatik telefon alarak kendini iyi hisseden, ancak kış günü incecik hırkayla gezen insanlara söylenmeli... Asgari ücretle geçinip sadece dünyaya ayak uydurabilmek için zevki dışında olan şeylere kendini zorunlu hissettiği için üç kuruşunu çarçur edenlere söylenmeli. Ancak Gülümse Ados un kendi iç dünyasıyla alakalı bir şarkı anladığım kadarıyla.ilk bölümde 6 4'lükle kendisinin bir tretmanını sunmuş. Nakarat efsane nitelikte. Az önce tırpanladığım iki cümle için bile kırk sene dinlenebilir bir nakarat. İkinci bölümün başı için Murat Menteş'in "Benim hayatım her birini gebertmek istediğim insanlarla aramdaki buz dağlarını eritmeye çalışmakla geçiyor." sözü yeterli. İsmimizle hitap ederken kankaya atlayanlar, alakasız sigara isteyişler, bizi hiç alakadar etmeyen dertler ve yalnızlığımız. Sadece yalnız kalmamak için katlandığımız kişiler. Kısaca "göt" diye özetlediğimiz bu insanlara muhtaç olduğumuzu ancak ettiğimiz nefreti de çok iyi bir biçimde açıklamış Ados. "Ama arkadaşlar iyidir." Ayrıca bu şarkının altyapısı da gerçekten zor bir altyapı. Güzel, ancak insanı sıkan baş ağrıtan bir ritmi var. Ados Canbeatz'le güzel işler çıkartıyor, Örneğin: Garcia Etkisi. Ados bu beati de boğmuş, bravo diyorum.
O Anda: Şahsen beğenmediğim bir parçadır. Snippetta en çok dikkatimi çeken kısımlardan biriydi bu şarkı.altyapısı gerçekten çok güzel, ancak Ados nakaratta da verselerde de aynı ritimde, aynı sakinlikte okumuş. Hemen yazılıp kayda geçilmiş gibi. Bu tarz şarkıları genelde severek dinlerim, ancak Ados'un tüm şarkıları hemen hemen aynı ritimlerde ve vokallerde de olsa -ki ben çoğu zaman Ados un sözlerini önceden okuduğumda nasıl bir ritim tuttuğunu az çok tahmin edebilirim- biraz daha verselerini okurken flow matematiğinin grafiğini yükseltip alçaltmalı. Ados gibi karanlık bir parça. Güneşsiz şarkılara alışkın olduğumuzdan pek etkilemedi beni diyebilirim.
Parmak Uçlarında Sarı: Ados'un şahsi uçurumundan bahsettiği sessiz, sakin pişmanlık dolu ancak gülümsetebilen bir şarkısı. Adosla yaşıtız, kaç kez sigaranın dibinden dudağım yandı hatırlamıyorum, desensiz tişörtlerle, daha iyisi demeden ihtiyacım neyse onu alarak yaşayıp gittim ve gidiyorum. Kuzey Kore'deki gençlerden bile daha sönük yaşıyorum diyebilirim. Buna da bir neden varsa bu hip hop müziğidir. Sözde olgunluk insanı bir kere buldu mu, bol pantolonlar eski gardıroplara girdi mi hemen sönük yıllar başlar klasik bir rapçide. Sadece kulaklığı renklidir o rapçinin. Her neyse. Parmak uçlarında sarı, sırtında bir bıçak taşıyanların, geri dönülmez tartışmalarla hayatı birbirine zehir eden insanları şarkısı olmuş adeta. Eğer bir kez bir insanla ters düştüyseniz yüz seksen derece dönüp tekrar kavuşsanız da eski sıcaklık olmaz Ados'un dediği gibi. Ancak kimseye etmem şikayet diyenler Ados gibi kendini yemekle meşgul olur. Parmak uçlarımızdaki sarılar bize ne olduğumuzu hatırlatıyor. Dramelodi'den Kodes bir şarkısında evdeki küllüğün sebebinin aşk olduğunu söylüyordu. Herkesin küllüğü kendine. Herkesin bir uçurumu, bir sırt bıçağı ve değişik duygu imtihanları var. Adostan nacizane bir dinleyici olarak sırtındaki bıçaklara dokunmamasını ve bize nice parmak uçlarında sarı hediye etmesinden başka bir şey dilemem.
Antreman: Ados tanrılaşmış egondan çeker kanı. Yeah mothufuckas. Albümün amirali, Ados un en iyi şarkılarından birisi ve en Ados olan şarkı. Bilmem anlatabildim mi. Altyapısıyla olsun, vokallerle olsun ki Ados hep aynı ritimde okur dediğim gibi ancak o back vokalleri ve öfkeli, meydan okur tavrıyla her zaman unutturur bunu. Nakarat son zamanlarda dinlediğim en iyi işlerden birisi. Hele o Şehre Kartal diyen abi kimse bravo diyorum kendisine... Gerçekten çok iyi bir back vokal. Ben her zaman sert kickler, beynin ortasında yankılanan snarelerden hoşlanmışımdır. Sample, melodi önemsizdir benim için. Sadece ritim ve üstündeki ses,söz. Katana bende kendi derdine yan. Sözler gerçekten çok iyi. Müthiş bir battle şarkısı.
YO Notu: 6.7/10
Antreman: Ados tanrılaşmış egondan çeker kanı. Yeah mothufuckas. Albümün amirali, Ados un en iyi şarkılarından birisi ve en Ados olan şarkı. Bilmem anlatabildim mi. Altyapısıyla olsun, vokallerle olsun ki Ados hep aynı ritimde okur dediğim gibi ancak o back vokalleri ve öfkeli, meydan okur tavrıyla her zaman unutturur bunu. Nakarat son zamanlarda dinlediğim en iyi işlerden birisi. Hele o Şehre Kartal diyen abi kimse bravo diyorum kendisine... Gerçekten çok iyi bir back vokal. Ben her zaman sert kickler, beynin ortasında yankılanan snarelerden hoşlanmışımdır. Sample, melodi önemsizdir benim için. Sadece ritim ve üstündeki ses,söz. Katana bende kendi derdine yan. Sözler gerçekten çok iyi. Müthiş bir battle şarkısı.
Sahtekar: Bir türlü ısınamadım bu parçaya. Ancak altyapı gerçekten güzel ve nakarattaki sanatkar gerçekten iyi icra etmiş işini. Ados bir röportajında tesadüfler silsilesi sonucunda bu featin ortaya çıktığından bahsetmişti yanlış hatırlamıyorsam. Güzel bir iş olmuş, ancak ben sevemedim. Ados yine iyi yazıp okumuş. Ancak hep bahsettiğim gibi, farklı bir vokal tarzı ya da bir bpm bulmalı. Ya da her zaman antreman gibi işlerle çıkmalı. Şaka yapıyorum tabi, bu benim radikalliğim. Da Poet için de hep fırtınalar koparken gibi bir şarkı yapsın dedim, gitti Dur Dünya'yı yeniden düzenledi. Kısmet. Erol Büyükburç'un dediği gibi; hayat işte.
Homunculus Hikayesi: Ados un girişte iyi bir altyapıyla -ki Fonetik'e ait- beklentiyi yükselttiği ancak sonlara doğru sıktığı bir başka parça. Güzel betimlemelerle dolu, ancak ados yine hemen hemen kemik kitlesinin tamamının tahmin edebileceği bir vokalle karşımızda. Tabi bu da ados un stili, ados un görüşü, ados un vokali. Hep Ados'un bir cümle okuyup kanalı kapattığını, arkasından yeni kanal açıp ikinci cümleyi okuduğunu düşünmüşümdür kayıt esnasında. Gözüm Döndü'de bu kesik kesik sağlı sollu gelen cümleler de buna örnektir. Ados'tan dinleyince bıkmıyor insan, ancak böylesine ciddi bir albümde dikkat topluyor.
Sorun: Sahtekar gibi dipten gelen bir parça. yine müthiş bir Canbeatz ve Ados işbirliğiyle oluşmuş mükemmel bir parça. Ados gerçekten güzel bir açılış yapmış bu parçada. Canbeatz in payı da elbette büyük bu girişteki küçük oyunda. Adamsınız be. Ulan böyle parçalar dinledikçe daha çok sarılıyorum hip hop a.ados bu şarkıda " ben şarkı yazmıyorum,gerçeği anlatıyorum." diyor ya... Aynen öyle. Hip hop bir müzik tarzı değil gerçeğin ta kendisi. Sokağa baktığınızda geçmişinizdeki sokakların anısını bile size bırakmayanların hırsını, ticari kaygısını, götlerini daha konforlu bir kanepeye koyabilmek için yarışlarını ancak hiphopla anlatabilirsiniz. Gerçek bir underground şarkı, Ados şarkısı. Canbeatz kickleri ve otobüste ayakta beklerken topukları sıkıca kimsenin farkedemeyeceği bir şekilde kaldırıp indiren bir parça.
Mushashi: Ah be Ados. Ne güzel yazmışsın etmişsin, neden ritimle aynı vuruşlarda gidiyor punchlineların? Neden insan kendini sadece beati dinler gibi hissediyor ve neden ben bu şarkının albüme öylesine konulduğunu düşünüyorum? Sözleri okuduğum zaman gerçekten saygı duyuyorum Ados'a, ancak şarkının gidişatı, renksizliği ve sözlerin yüksekliğinin ritme kurban olması bitiriyor bu şarkıdan alınan zevki. Ados'un dinleyemediğim bir başka şarkısıdır mushashi. Ancak yine de şu etrafımızda rapçi diye gezip öfkeliyim diye bağırıp insanları rahatsız eden ağzından tükürükler çıkartıp rap yaptığını sanan denyolar böyle bir şarkı yapsa kendilerini kral ilan ederler. Ados un farkı da bu.
Dünyanın Omurgası: Ados'un kendi çizgisinde farklı olarak nitelendirilebilecek bir şarkı, hafif tiyatral bir ses tonuyla sert sözlerini bir bir sıralıyor. Bilimin çare bulamadığı yere aleyküm selamlar. Altyapı güzel ancak ilk dinlediğim anda bir Mic Check beati dinliyormuşum hissine kapıldım, o da benim ayıbım. Fonetik'i severiz yaradandan ötürü.
Eskiz: "Kimse bu işin aslını cismini bilmiyor, öyle mikrofon başında durmakla olay bitmiyor" Ados'un albüme ismini veren parça. Ados un sert yüzünü en keskin bir biçimde flaşsız bir şekilde gösterdiği şarkı. Ados bu yüzden tutuluyor bu piyasada, nakaratta " Rap bu şehirde bir tek şahsıma vacip" diyebilecek gururu kendinde bulabildiği ve gerçekten de öyle olduğu için. Ados gerçekten bu müziğin ülkemizdeki incilerinden. Joey Starr, Vinnie paz, Slug nasıl dünyanın hayranlıkla baktığı insanlarsa bizde de undergroundda en kıskanılan adam Adostur. Efendidir, işine gücüne bakar. Kimseye çatmaz kimse de ona çatmaz ki çatamazlar da zaten. Çünkü Ados cidden bu kültüre yüzeysel bir biçimde yaklaşıp fame olan yavşaklardan değil. Gaz Odası'ndan bugüne, Bilinçaltıma Kaçırdım'dan Ekimoz'a, Katarsis'e Ados hep farklıydı ve hip hop müziğinin en düz haliydi. Hiç bir zaman deneysel işler peşine düşüp yarak kürek işlerle çıkmadı karşımıza. Eskiz de bu yüzden albüm ismini hakediyor. Müthiş bir karalama. Beat yine Fonetik'ten. Fonetik in beatleri de hep birbirine benziyor gibi. Ancak Ados un sertliğini yumuşatmayıp, aksine daha çok kriminal bir hava katan bir altyapı. Fonetik'e bravo diyorum tekrardan ve adosla daha çok iş yapmasını umuyorum.
Eskiz: "Kimse bu işin aslını cismini bilmiyor, öyle mikrofon başında durmakla olay bitmiyor" Ados'un albüme ismini veren parça. Ados un sert yüzünü en keskin bir biçimde flaşsız bir şekilde gösterdiği şarkı. Ados bu yüzden tutuluyor bu piyasada, nakaratta " Rap bu şehirde bir tek şahsıma vacip" diyebilecek gururu kendinde bulabildiği ve gerçekten de öyle olduğu için. Ados gerçekten bu müziğin ülkemizdeki incilerinden. Joey Starr, Vinnie paz, Slug nasıl dünyanın hayranlıkla baktığı insanlarsa bizde de undergroundda en kıskanılan adam Adostur. Efendidir, işine gücüne bakar. Kimseye çatmaz kimse de ona çatmaz ki çatamazlar da zaten. Çünkü Ados cidden bu kültüre yüzeysel bir biçimde yaklaşıp fame olan yavşaklardan değil. Gaz Odası'ndan bugüne, Bilinçaltıma Kaçırdım'dan Ekimoz'a, Katarsis'e Ados hep farklıydı ve hip hop müziğinin en düz haliydi. Hiç bir zaman deneysel işler peşine düşüp yarak kürek işlerle çıkmadı karşımıza. Eskiz de bu yüzden albüm ismini hakediyor. Müthiş bir karalama. Beat yine Fonetik'ten. Fonetik in beatleri de hep birbirine benziyor gibi. Ancak Ados un sertliğini yumuşatmayıp, aksine daha çok kriminal bir hava katan bir altyapı. Fonetik'e bravo diyorum tekrardan ve adosla daha çok iş yapmasını umuyorum.
Outro: Hahaha, güzel bir veda
demeyi çok isterdim ancak ben nedense bu tarz işleri pek sevemedim gitti. Ancak Şanışer bir albümünün girişinde sevdiği insanları saymıştı birbir bir nakaratla süslemişti. Gerçekten güzeldi. Ancak Ados'ta son derece samimi duygularla girip saymış hepsini. Ancak "Kayıtta di mi?" denen kısımlar itici geldi. Böyle işler hep makara olsun diye yapılır, dudak kıyısıyla gülünür geçilir. Koyalım abi de bitsin albüm denir. Ados böyle düşünmemiştir tabi, ancak bana biraz samimiyetsiz geldi.
Her neyse gençler çok konuştum. Ados iyi bir rapçi. Rapçi işte. Ne az ne çok. Adosun bahsettiği adam sandığımız yavşaklar çevremizi sarmışken hala böyle işler çıkartabilen bir adam, Kamber gibi bir parça yapan adam, bu yaratıcı sözleri bize sunan adamın bu kadar saygı görmesinin nedeninden biridir bu albüm. Eskiz, Ados'un piyasamıza attığı bir çizik, kimine karalama, kimine yaralama.
genelde ağır bir albüm olmuş. Büyük resme bakınca sert bir insanla karşı karşıya geliyoruz, sorun yaşamak istemediğimiz, otobüste gözgöze gelince gözlerimizi ilk önce bizim kaçırdığımız bir insan. Ancak onun da bir aşkı, ihaneti, düşmanı olduğunu öğreniyoruz tanıdıkça. Daha çok tanıtmalı kendini ados, daha çok tanıtmalı ki daha çok ritim ve flow dansı duymalı kulaklarımız. Dinlenilmesi gereken bir albüm kısaca.
Eskiz, arşivlerine katmak isteyenler için Hipografi Shop'ta da satılıyor.
Eskiz, arşivlerine katmak isteyenler için Hipografi Shop'ta da satılıyor.
YO Notu: 6.7/10

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder