Ritmi hisseden, müziği yaşayan ve yaşatan, yaratan olup olmadıkları ise yıllar boyu tartışılan, çoğu zaman havalı, zaman zaman da yeteri kadar bilgili ve donanımlı insanlar plakları çevirdiği an heyecan doruktadır. Yedi notadan ve yetmiş gamdan doğabilecek yedi yüz bin şarkı, bir DJ'in ellerinde yedi milyon farklı çehreye bürünedursun, bu kavramın bugün dinlediğimiz müziğin ve çevremizdeki hiphopun üzerindeki etkinlik faktörünü kuşbakışı irdeleyelim.
D nedir, J kimdir?
Plak denen tekerlerle hayatımıza bir meta olarak giren müziğin ve sesin bekçilerine, tabirin aslıyla; jokeylerine kısaca DJ denilmiştir. Henüz yüz yıllık bir tarihi olmayan bu meşgalenin profesyonellik arz ettiği günler ise oldukça tazedir. Radyo yayınlarında ya da kulüplerde akışın kontrolünü elinde tutanları, ya da hiphop kültürü için elindeki müzikleri rap vokalin altına uygun bir altyapı halinde çalabilenleri, özetle var olan prodüksiyonu kullanarak kulaklarımıza yönelik yeni bir prodüksiyon ya da performans sergileyebilenleri anlatan çeşitli DJ tarifleri yapılabilir.
DJ, give me a beat!1
DJ hangi amaçla çalıyor ve çalışıyor olursa olsun, yaptığı iş genellikle bir şov niteliği taşır ve sampling bir DJ'in en büyük silahıdır. İster bir partide isterse radyoda hazırladığı seti çalan bir disk jokey olsun, dilerse turntable yardımıyla elindeki drum loopları, digging yaptığı tarihin tozlu müziklerine düştüğü mimleriyle(cue) tekrar ve tekrar çalarak yeni bir şarkıya altyapı hazırlıyor ya da canlı performans yapıyor olsun, bir DJ elindeki müzikçaları bir enstrüman gibi kullanmak için "sampling"e başvurmak zorundadır. Nasıl bir müzisyen önüne konan enstrümanın, genellikle belirlenmiş perdelerinden çıkabilecek makam ve gamlara göre çerçevesi çizilmiş bir beste yapmakla mükellefse, bir DJ de elindeki malzemeleri kendi zekası ve hayal gücüyle ancak nitelikli bir üretime dönüştürebilir.
Genellikle bir DJ'in dünya müziğinin sıkı takipçisi olması olağan durumdur. Profesyonellik alanına göre yeni çıkan mainstream ya da underground müziğin binbir türlü örneğini iyi bilmesi ve dinlemesi gerekir. DJ'lik yeteneğinden daha önemlisi birikim ve DJ'in arşividir. Yayın ve eğlence sektöründe DJ'ler müziğin misyonerleri ve öncüleridirler, bir parçayı ya da ismi herkesten önce bilmek ve çalmak daima güzeldir. İyi bir DJ'in ayaklı bir müzik kütüphanesi olması, girdiği bir ortamda çalan parçanın adını, icracısını hatta hangi albümde yer aldığını bilmesinden de öte dinlediği bir parçadaki sampleı farketmesiyle dahi ölçülebilir.
Genellikle bir DJ'in dünya müziğinin sıkı takipçisi olması olağan durumdur. Profesyonellik alanına göre yeni çıkan mainstream ya da underground müziğin binbir türlü örneğini iyi bilmesi ve dinlemesi gerekir. DJ'lik yeteneğinden daha önemlisi birikim ve DJ'in arşividir. Yayın ve eğlence sektöründe DJ'ler müziğin misyonerleri ve öncüleridirler, bir parçayı ya da ismi herkesten önce bilmek ve çalmak daima güzeldir. İyi bir DJ'in ayaklı bir müzik kütüphanesi olması, girdiği bir ortamda çalan parçanın adını, icracısını hatta hangi albümde yer aldığını bilmesinden de öte dinlediği bir parçadaki sampleı farketmesiyle dahi ölçülebilir.
Ülkemizde hiphop camiasında rap için müzik prodüksiyonu yapan herkesin DJ olduğuna dair bir yaygın kanaat var, bu genellikle sampling yapanlar için haklı sayılabilecek olsa da, kendi bestesini yapma işinin DJ'lik değil kompozitörlük olduğunu unutmamak gerekir. Hiphop'ta DJ'liğin en iyi izahı; hiphop DJ'liğini vücuda getiren Kool Herc, ona ruhunu ve "mesaj"ını katan Grandmaster Flash, onu yetkin bir sanat haline getiren Shadow ve bu işin virtüözü olan Q-Bert'in ve hatta nicesinin işlerinin dinlenmesi ve hazmedilmesiyle ancak tam manasıyla yapılabilir.
Hiphop Kültürümüz ve DJ'lerimiz
Hiphop Kültürümüz ve DJ'lerimiz
Kendi gökkubemizin altındakilere şöyle bir göz atarsak neler var, neler yok diye; öncelikle 1980'lerin sonundan bugüne aktif DJ'lik hayatı boyunca işin gerek mutfağında, gerek sahnesinde başarılarla dolu bir Kabus Kerim örneği var diyebiliriz. Bugün hala anadolu müziğindeki funk ve psychedelic izleri setlerinde süren Kerim son dönemde rapten el çekse de, Karakan unutulmayacaktır. Karakan'a ve dolayısıyla Cartel'e ruh vermiş Türkçe sözlü rapin ilk beatmakerlarından Ahmet de burada ismi anılacaklardan olmalı.
DJ Mahmut efsanesi de 1994 yılında Looptown etiketiyle çıkardıkları ilk albümdeki işleriyle ve "Turntablism"in camiamızdaki öncüsü olmasıyla parladıktan sonra, ardından gelecek DJ Mario Kaldato da 90'lı yılların ikinci yarısına iyi bir başlangıç yapacak olan Bursa tayfasının hit şarkısı "Rapor 2"'nin altyapısını funk'un yeraltından çıkaracak ve piyasaya sunacaktı. DJ zengini Aynı tayfadan Maho-B'nin de DJ'liği yaptıkları albümlerdeki prodüksiyonlarda, birçok scratch showda ve aldıkları sahnelerle tarihe kazınmıştır. Rapor 2'den Ozzy de uzun yıllar radyo DJ'liği yapmış, radyo harici çıktığı yerlerde kendi setlerini çalmıştır.
Bilgin Özçalkan'ın, Bloody'den Ceza'ya döndüğü yıllarda onun ilk stüdyo kayıtlarında yanında olan DJ Walkie-D, Islamic Force'un ve Batı Berlin'in en hızlı chopping yapabilen DJ'i Derezon'un da enfes beatlerini "My Melody"den "Kral Çıplak"a dek dinledik. DJ Ergün'ü "Master of Turkrap" olarak yaptığı yayınlarla tanıdık, DJ XXXL da eski okulun bugüne dönük yüzlerinden, halen Pit10, Ege Çubukçu gibi isimlerle sahne alıyor ve işin güncel tekniğini de en iyi takip edenlerden.
Söz konusu hiphop ve DJ'ler olduğunda DMC'den bahsetmemek olmaz. DMC geçmişimizde Souljah, Ace, Fresh B, Steel gibi isimler çıkarsak da bunlar hiçbir zaman anavatandan çıkmadı. Türkiye, her zaman olduğu gibi gurbetten bu konuda da uzun bir süre geri kaldı.
DJ Mahmut efsanesi de 1994 yılında Looptown etiketiyle çıkardıkları ilk albümdeki işleriyle ve "Turntablism"in camiamızdaki öncüsü olmasıyla parladıktan sonra, ardından gelecek DJ Mario Kaldato da 90'lı yılların ikinci yarısına iyi bir başlangıç yapacak olan Bursa tayfasının hit şarkısı "Rapor 2"'nin altyapısını funk'un yeraltından çıkaracak ve piyasaya sunacaktı. DJ zengini Aynı tayfadan Maho-B'nin de DJ'liği yaptıkları albümlerdeki prodüksiyonlarda, birçok scratch showda ve aldıkları sahnelerle tarihe kazınmıştır. Rapor 2'den Ozzy de uzun yıllar radyo DJ'liği yapmış, radyo harici çıktığı yerlerde kendi setlerini çalmıştır.
Bilgin Özçalkan'ın, Bloody'den Ceza'ya döndüğü yıllarda onun ilk stüdyo kayıtlarında yanında olan DJ Walkie-D, Islamic Force'un ve Batı Berlin'in en hızlı chopping yapabilen DJ'i Derezon'un da enfes beatlerini "My Melody"den "Kral Çıplak"a dek dinledik. DJ Ergün'ü "Master of Turkrap" olarak yaptığı yayınlarla tanıdık, DJ XXXL da eski okulun bugüne dönük yüzlerinden, halen Pit10, Ege Çubukçu gibi isimlerle sahne alıyor ve işin güncel tekniğini de en iyi takip edenlerden.
Söz konusu hiphop ve DJ'ler olduğunda DMC'den bahsetmemek olmaz. DMC geçmişimizde Souljah, Ace, Fresh B, Steel gibi isimler çıkarsak da bunlar hiçbir zaman anavatandan çıkmadı. Türkiye, her zaman olduğu gibi gurbetten bu konuda da uzun bir süre geri kaldı.
DJ Boulevard Bou ve DJ Mahmut, piyasamızdaki hiphop DJ'liğin içini dolduracak önemli bir kavrama daha 90'lı yılların sonunda imza atacak, hazırladıkları setlerle birer karmakaset(mixtape) çıkaracaklardı. DJ Mahmut FFMC's ile birçok işe imza attı ve ikinci Türkçe Rap Karmakasedini çıkaracağı 2003'e kadar Camise One ile birlikte hazırladığı güzel beatler ve scratch fx'lerle çıkan longplayi "Beatz 2 da Rhyme" ve birçok DJ'in katkıda bulunduğu "Ill Technics" de unutulmazlardandır. İki plağın da kapak tasarımları Turbo'ya aittir.
Hiphop kültürünün temellerinden olan ve son halkayı tamamlayacak breakbeat işinin hakkının da bu işi canla başla sürdürenlerden DJ Arda'ya teslim edilmesi gerek sanırım. Kendisini Nefret'in ilk debut albümünde ufak bir freestyle rap performansıyla da duyabildiğimiz Karakılıç Arda, Kıyamet Günü dahil birçok organizasyonda ve jamde yer almış efsanelerdendir. Bugün halen o ruhu yaşayan ve yaşatan Arda Karakılıç'ın facebook profilini takip etmenizi tavsiye edebilirim. Statik'ten Turbo ve Jemy'nin de bu konuda çok emeği geçmiş olduğunu hatırlatmakta fayda var. DJ Zack de bir zamanlar İzmir tayfasıyla güzel çalışmalara imza atmış ve güzel etkinliklerde sahne almış, hiphop hayatının dışında da mekanlarda iyi bir DJ olarak tanınarak burada anılmayı hak ediyor. Tunç Dindaş'ı da bir DJ olarak "Bin Arabama" klibinde scratch atarken ya da bir organizasyonda setini çalarken görürseniz şaşırmayın, zira Turbo burada da karşımıza çıkacak.
Hiphop kültürünün temellerinden olan ve son halkayı tamamlayacak breakbeat işinin hakkının da bu işi canla başla sürdürenlerden DJ Arda'ya teslim edilmesi gerek sanırım. Kendisini Nefret'in ilk debut albümünde ufak bir freestyle rap performansıyla da duyabildiğimiz Karakılıç Arda, Kıyamet Günü dahil birçok organizasyonda ve jamde yer almış efsanelerdendir. Bugün halen o ruhu yaşayan ve yaşatan Arda Karakılıç'ın facebook profilini takip etmenizi tavsiye edebilirim. Statik'ten Turbo ve Jemy'nin de bu konuda çok emeği geçmiş olduğunu hatırlatmakta fayda var. DJ Zack de bir zamanlar İzmir tayfasıyla güzel çalışmalara imza atmış ve güzel etkinliklerde sahne almış, hiphop hayatının dışında da mekanlarda iyi bir DJ olarak tanınarak burada anılmayı hak ediyor. Tunç Dindaş'ı da bir DJ olarak "Bin Arabama" klibinde scratch atarken ya da bir organizasyonda setini çalarken görürseniz şaşırmayın, zira Turbo burada da karşımıza çıkacak.
Scratch demişken Türkiye'de Turntablism'i en çok sırtlanan isimlerden DJ Mic Check de Yeraltı Operasyonu'ndan bugüne gerek prodüksiyonlarıyla, gerek performans ve scratch şovlarıyla hiphop tarihimizin köşe taşlarından biri olmuştur. Türkçe rap dinleyenler onun ve Kuvvetmira prodüksiyonlarının iyi ya da kötü, bir şekilde kotarılmış scratch zenginliğine alıştıkça, scratchsiz bir hiphop parçasını yadırgayacaktı. Ayrıca uzun yıllar boyu birçok radyoda hazırladığı programlar ve sunduğu yayınlarında birçok başarılı remixe, mashupa imza atmış, underground olarak da kendi rap ekibine çeşitli mixtapeler hazırlamıştır. Power FM'de birlikte çalıştıkları DJ Funky C de gerek bu kültürün içindeki kimliğiyle, duruşuyla ve müzikal birikimiyle, gerekse kendi iş hayatında ve popüler çevrelerdeki tanınırlığı ile adeta parmakla gösterilebilecek bir isim sahibidir.
Mic Check, G.O.R.A sountracki için hazırladığı g.o.r.a.d.r.a.m.a.t.u.r.n.z'u albümden önce websitesinden duyururken ilk yerli turntablism albümünü piyasaya sürmeye heveslendiğinden bahsetse de, bu hevesinden bir süre sonra vazgeçmesi belki de bizim bir "Entroducing"imiz olmamasına hatta belki de Drum&Bass gibi yeni türlere evrilecek soundlar ortaya koyamamamıza sebep olmuş olabilir. Fakat ardından gelecek birçok genç DJ bu konuda bayrağı devralma konusunda kararlılık ve azim ortaya koyacaktır.
What is a DJ if he can't scratch?2Mic Check, G.O.R.A sountracki için hazırladığı g.o.r.a.d.r.a.m.a.t.u.r.n.z'u albümden önce websitesinden duyururken ilk yerli turntablism albümünü piyasaya sürmeye heveslendiğinden bahsetse de, bu hevesinden bir süre sonra vazgeçmesi belki de bizim bir "Entroducing"imiz olmamasına hatta belki de Drum&Bass gibi yeni türlere evrilecek soundlar ortaya koyamamamıza sebep olmuş olabilir. Fakat ardından gelecek birçok genç DJ bu konuda bayrağı devralma konusunda kararlılık ve azim ortaya koyacaktır.
Scratch, kabaca bir plağın ileri geri sürülerek istenen seslerin yakalanmasıdır. Birçok farklı tekniği bulunan ve hiphop müziğinde önemli bir yeri olan scratch, bir pikap ve plakla yapılabileceği gibi, birden fazla pikapla da crossfader yardımıyla çok daha etkin uygulanabilir. Özellikle beat juggling adı verilen, birden çok sampleın aynı anda değişik zamanlamalarla karılarak çalınmasından yeni ve eşsiz bir sample üretimine dayanan farklı uygulamalar da hiphop kültüründe yeri olan DJ trickleridir.
1970'lerin başında Technichs SL 1200 ardından 1210'lar ilk üretildiklerinde özellikle yüksek torklu motoru ve onu süren direct drive teknolojisinin nimetlerinden, eşsiz bir tasarımla faydalanmayı bilen mühendislerin eseri olarak göz doldurmayı başarmıştı. Çok kısa bir süre içerisinde artık performans DJ'lerinin ve prodüktörlerin adeta bir standardı haline gelen bu marka ve hatta model bir hiphop efsanesidir de denebilir aynı zamanda. NPR için müzik incelemeleri hazırlayan Tom Terrell Technics 1200-SL direct drive turntable'lar için son yirmi beş yılın en önemli enstrümanı diyecekti.3 Bugün iyi bir turntablist olmak için 40 yıl önceki gibi bir Technics 12xx'e ihtiyacınız yok. O dönemde scratch yapabilmek için, herhangi bir pikaba, herhangi bir plağa ve herhangi bir iğneye sahip olmanız yeterliydi ama; Technics'in bu serisi bu iş için en iyisiydi. Bugün ise üretilmeyen bu modelden çok daha iyileri üretiliyor veya ikinci el piyasasında yeni sahiplerini bekliyor.
1970'lerin başında Technichs SL 1200 ardından 1210'lar ilk üretildiklerinde özellikle yüksek torklu motoru ve onu süren direct drive teknolojisinin nimetlerinden, eşsiz bir tasarımla faydalanmayı bilen mühendislerin eseri olarak göz doldurmayı başarmıştı. Çok kısa bir süre içerisinde artık performans DJ'lerinin ve prodüktörlerin adeta bir standardı haline gelen bu marka ve hatta model bir hiphop efsanesidir de denebilir aynı zamanda. NPR için müzik incelemeleri hazırlayan Tom Terrell Technics 1200-SL direct drive turntable'lar için son yirmi beş yılın en önemli enstrümanı diyecekti.3 Bugün iyi bir turntablist olmak için 40 yıl önceki gibi bir Technics 12xx'e ihtiyacınız yok. O dönemde scratch yapabilmek için, herhangi bir pikaba, herhangi bir plağa ve herhangi bir iğneye sahip olmanız yeterliydi ama; Technics'in bu serisi bu iş için en iyisiydi. Bugün ise üretilmeyen bu modelden çok daha iyileri üretiliyor veya ikinci el piyasasında yeni sahiplerini bekliyor.
Aslen scratch "turntablism" adı verilen özel bir ilgi alanının parçasıdır hatta asli unsurudur diyebiliriz. Turntablism kelimesini fetişleştirmeye pek de gerek yok aslında, hepimizin kafasındaki "Hiphop DJ" imajıyla büyük ölçüde örtüşen bir tabirdir turntablist. Turntablism kelimesini de hazırladığı scratch efektleri ya da breakbeatler muhakkak bir yerde kulağımıza çalınmış olan DJ Babu 1995 yılında türetmiştir. Grandmaster DXT'den bugüne birçok turntablist sayılabilir olsa da kelimenin icadı yenidir. Her turntablist aslen bir DJ olsa da, her DJ bir turntablist değildir ve DJ'liğin burada benim üzerine eğilmek istediğim, sanatsal ve teknik yönü daha ağır basan kısmıdır turntablism.
Pikabın kolunun kafa ve iğneyle arasındaki açının derecesi, plakla pikabın arasındaki slipmat denen malzemenin seçimi ya da üretimi, kullanılacak iğnelerin seçimi, crossfader, fader ve diğerlerini kullanarak ya da yeni ekipman üretilerek, yeni scratch tekniklerinin türetilmesi ve seslerin manipüle edilerek yeni ve eşsiz seslerin, prodüksiyonların elde edilmesi, eldeki prodüksiyonların scratchlerle süslenmesi bir turntablistin işidir.
Bir diskoda, hatta bir stadyumda kitlelerin nabzını tutarak çalan bir DJ olabilirsiniz, her an diken üstünde, pikaplarınıza ya da CDJ'lerinize yaslanabilecek birinin yarattığı fiziksel şokun bütün performansınızı batırabileceğinin korkusunu her daim taşıyarak potansiyometreleri kıvırabilir, fakat kazasız biten bir gecenin sonunda ortamlardan ortam beğenebilirsiniz. Belki de sahnenin karşısında bir izleyici olarak o gün oraya para vererek izlemeye geldiğine DJ'in alkolü sahneye çıkmadan önce fazla kaçırdığını, berbat bir şov izleyerek lanetlerle tanık olabilirsiniz. Ama turntablism bunlardan her zaman için daha fazlası ve daha zorudur.
Burada adı anılmamış birçok eski ve yeniokul disk jokey, her an, her gün üretime devam ediyor. Şimdiye kadar yerli eskiokul DJ'lerden bahsettik, kapanışı da günümüzün isimleriyle yapalım istedik. Arada hatrımızdan çıkanlar olmuş olabilir. Sanılmasın ki bunları kasten bir ihmal, bizden gelen bir ihtimal olsun. DJ Sivo, Terror Melody ile kendini ispatlayan ve gelecek vaadeden isimlerden. Grandmaster Flash ile aynı sahneyi paylaşmış DJ No-Frost'un uzun yıllardır sürdürdüğü başarılı kariyeriyle göz dolduruyor. Son bir iki yıl içinde ardıardına piyasaya sürülen Argub'un turntablism albümleri başarılı. DJ performansı olarak oldukça başarılı olan ve birçok workshopa imza atmış, Ceza ile çalışan İlker Aksungar'da kendisi gibi DJ arkadaşı Efe Yılmaz ile anılacaktır burada kuşkusuz. DJ Güney Uğurlu'da hazırladığı scratch looplar ve scratch showlarıyla piyasada kendine şimdiden bir yer edinenlerden.
Farazi'ye cutları ve scratchleri ile eşlik eden Vinyl Obscura, Davulun Sesi ve Turkbeatmakerz projelerine katkı sunmuş birçok DJ ve prodüktör de ilk yoklamada aklımıza gelenlerden.
Farazi'ye cutları ve scratchleri ile eşlik eden Vinyl Obscura, Davulun Sesi ve Turkbeatmakerz projelerine katkı sunmuş birçok DJ ve prodüktör de ilk yoklamada aklımıza gelenlerden.
Suikast'in Erdener'inin, Pikapçı Erdener olduğu günlerden bugüne sürdüğü mixtapeler de es geçilmemeli. "What is the DJ if he can't scratch?" Pikapçı Erdener'in milatıdır diyebilirim. Da Poet'in ve benzeri yeni nesil prodüktör & DJlerimizin Fruity Loops Wave Traveller benzeri pluginler, VSTler ve Virtual DJ tarzı programlarla yaptıkları scratchler, ya da Serato Live Scratch tarzı uygulamalarla işin analog ruhundan kopup kopmadıklarının muhasebesini de bir başka yazıya bırakmak gerek sanırım. Günümüzün teknik fırsatlarını iyi kullanabilen yeni nesil dinleyiciler, burada sayılan birçok ismin ortaya koyduklarından daha nitelikli işler üretebilecek konumda. Onları dinleyici pozisyonundan, üreticiliğe terfi ettirecek tek ihtiyaçları; imkansızlıklara göğüs germek zorunda kalanlardaki mücadeceli ruh ve başarı odaklı bir hırs.
[1] Jamelia, DJ, 2004
Muhbir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder